Romanival Karnavalı İzmir'de

Romanival Karnavalı İzmir
HIDRELLEZ COŞKUSU, BAHARIN ARDINDAN GELEN YAZ GÜNEŞİ, KIŞ MEVSİMİNİN BİTİŞİ, YENİ UMUTLAR , HAYALLER VE DOĞANIN MUHTEŞEM ZENGİNLİĞİ YÜREKLERİMİZDE KIPIR KIPIR BİR HİS BIRAKIYOR MU..?

Bugün 5 MAYIS Hıdrellez başlangıcı ve üç gün sürecek kutlamalar yine dünyada ve Türkiye'de yapılıyor. Hızır ile İlyas'ın yeryüzünde buluştukları bir gün olarak kutlanıyor. Hızır a.s biliyorsunuz ilahi rahmet ve ilme mahzar olmuş yüce bir insan olarak anılıyor. Çok enteresan rivayetler var onun hakkında, işin bu kısmını bilemem ama bir sır efsanesi olduğu hissediliyor. Keşke bana da görünse..)
Hıdrellez zamanı yapılan ateş yakmalar, işte bolluk bereket getirsin diye yapılan bir çok geleneksel adetler bence o kadar da gerçekçi değil, yani bu adetleri yapmasan da olur, yaparsan da bir şey eksilmez hayatından, eğlenmiş olursun.

Burada anlatılmak istenen, vurgulanan şey şu:
Ey insanoğlu, silkelen, kendine gel ! Koca bir kış geçirdin, üşüdün, aç kaldın, dertlendin, şimdi güneş ve doğa sana gülümsüyor, umutlarını doğaya bırak ve gülümse, özgürlüğün tadını çıkart, kendini doğaya bırak ! Kendini Yenile ! İşte bu kadar ve yoluna devam et, mutlu olmayı seç..

Dedik ve bugün Izmirarena35 ONE LOFT RACE da ilk defa gerçekleşen @rominavalkarnaval organizasyonundaydım. Büyük bir hevesle gittim, çok eğlenecektim, çok dans edecektim. Aralıksız yağan yağmur biraz keyfimi kaçırdı açıkcası. Aslında yağmur berekettir, nimettir dedik ve bekledik. Tek derdim oturamamaktı..çünkü haliyle sandalyeler ıslaktı. 

Romanival Karnavalı İzmir

Romanival Karnavalı İzmir

Romanival Karnavalı İzmir

Romanival Karnavalı İzmir

Romanival Karnavalı İzmir

Romanival Karnavalı İzmir

Romanival Karnavalı İzmir

Romanival Karnavalı İzmir

Romanival Karnavalı İzmir

Romanival Karnavalı İzmir

Romanival Karnavalı İzmir

Katılımcı firmalar hıdrellez temasına uygun stantlar açmışlardı. Yiyecek içecek de öyle ve Roman adetlerinden yumurta boyama, çiçek taç yapımı, fal bakma, vs gibi etkinlikler çok rağbet gördü diyebilirim. Katılım gerçekten yağmura rağmen çok fazlaydı. Ben kendi adıma sadece oturamadığım için dertlendim. 
Sahne alan sanatçılar arasında en çok ilgiyi Kobra Murat gördü bence..süper bir sahnesi vardı, o sahnedeyken ben de dans edebildim nihayet..gerçekten yağmurun altında dans vardı çılgınca..Ardından Taksim Trio ve Hüsnü Şenlendirici klarnet shovlarıyla harikaydılar. Festivalin geri kalan kısmını göremeden ayrılmak zorunda kaldım. Bu saatten sonra zaten bira içip dans eden insanların hikayeleri vardı.
Her şey güzel planlansa da eksikler vardı, bunu da ilk defa yapılan roman festivalinin kusuru olabilir'e bağlıyorum.
Gerçek romanlar daha çok olmalıydı burada. Onların havası ve gerçekliği festivalin adına çok yakışırdı bence. Bir de hiç çay servisi yoktu. Bira içmek istemeyenler için tek seçenek kahveydi. Meyve tabakları ise güzeldi, yazın gelişini simgeliyor çünkü. Sokak lezzetleri, lokma,midye, kokoreç, nohutlu pilav şahaneydi.
Festival dansçıları harikaydı gerçekten, dilek ağacı, kısmet salıncağı gibi fotoğraf platformları çok ilgi çekti. 
Ahh bir de keşke yağmur yağmasaydı. Bluzumun arkasını bir gösteremedim, incecik yazlık elbisemi giyemedim.Bunlar da kadınsal mevzular..Hee bu arada yarın #yeşil ve #beyaz giyinelim.
Bir festival daha bitti, Her şeye rağmen güzeldi, emeği geçenlere çok teşekkürler. Seneye daha güzellerini bekliyoruz.
Başka festivallerde görüşmek üzere, sevgiyle kalın canlarım.
                                                                                                                                                         DİLEK TOKSOY 

Türkiye'nin Konuşan Adalar Cenneti Ayvalık'ta Doğa Festivalinde Bahar Coşkusu



2. Ayvalık Doğa Festivali
Herkese Merhabalar..
Bundan sonra her bahar başlangıcında Ayvalık'ta olmaya karar verdim. 4 günlük bir festival gezisinin ardından son derece moral ve enerji depoladım. Bahar yorgunluğu ve sendromunu üzerimden attım diyebilirim. O zaman ne diyoruz..Her bahar , her Nisan ayının 11 ille 14 tarihlerinde Ayvalık'a gidiyoruz. 
Geçen yıl 1. si düzenlenen Ayvalık Doğa Festivali bu yıl daha da güzeldi. Yine Ayvalık Esnaf ve Sanatkarlar Odasının düzenleyip Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Kaymakamlığı, Ayvalık Ziraat Müdürlüğü, Ayvalık Orman İşletmesi, Edremit Orman Bölge Müdürlüğü, ve Ayvalık esnafının da katkılarıyla güzel, eğlenceli bir 4 güne imzasını attı. 
2. Ayvalık Doğa Festivali
Konuk olarak katıldığım festivalde Gezgin gurme Akif Budak, Hazal Budak, Mine Adıgüzel, İstanbuldaysguıde Suha Baki,  Özgür Elibol, Şefika Onur Akatay, Gülten Özdemir, Eray Kılıç, Ayça Sağlam, Gezgin Sandalet, ArzuÖztürk, Bugün Nereye Gitsem tadım ve aktivitelerde yer aldık. 
2. Ayvalık Doğa Festivali

Ayvalık sanatın lezzetle buluştuğu , doğanın fazlasıyla torpil yaptığı eşsiz yerlerden biri. Hatta dünyada böyle bir adalar topluluğu var mıdır bilemiyorum ama her köşesi ayrı bir güzel ve tarihin gizemli dokunuşlarını her sokakta durup, seyredip merak ediyorsunuz.
Önemli ayrıntılarıyla geçirdiğim 4 günün özetini yapmaya çalışacağım. İzlenimlerimi aktarmak istiyorum gün gün..

1. GÜN
Ayvalık Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı, Balıkesir valisi ve belediye Başkanı, Ayvalık Belediyesi Başkanı, Ayvalık kaymakamı, Havran Belediye Başkanı, Ayvalık Oda Başkanları, Daire amirleri, yöneticiler, siyasiler, sivil toplum kuruluş yetkilileri ile kalabalık bir halk topluluğuyla meşhur Aşıklar tepesinden başlayarak merkezdeki cumhuriyet meydanına dek, belediye bandosunun müzikleri eşiliğinde yürüyüşle başladı. Konuşmalar yapıldı, festival alanındaki standlar gezildi.


2. Ayvalık Doğa Festivali
2. Ayvalık Doğa Festivali

Her yer rengarenk ve neşeli insanlarla doluydu. Standları gezerken Köklü Zeytincilik'in adımıza şişelediği zeytinyağı hediyesi çok güzel bir jest oldu. 


2. Ayvalık Doğa Festivali
Stand alanında folklor gösterimi, Ayvalık Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin canlı resim yapma etkinliği, canlı müzik dinletileri gibi aktiviteleri izledik. 
2. Ayvalık Doğa Festivali
2. Ayvalık Doğa Festivali
Ardından arkadaşlarla sahil kenarındaki cafelerden birinde oturup bir yorgunluk çayı içtik, sohbetler ettik.
Öğlen yemeği için Ayvalık esnaflarından Yörük Mehmet'in Yeri'nde muhteşem yemekler yedik. Mekan denize sıfır ve oldukça büyük. Bizi çok güzel ağırladılar. Benim favorim Ada Köftesi oldu.



2. Ayvalık Doğa Festivali


İkinci tadım noktamız Leyla Gastro Pub oldu. Şahane bir müzik dinletisi ile kulaklarımızın pası silindi. Gençlere gerçekten hayran kaldık. Mekan sahibi Leyla hanım ve oğulları bizler için tadım menüsü hazırladılar. Dört çeşit menüde en beğendiğim levrekli akkız oldu. Ayvalık'a özgü farklı lezzetler noktalarından biri olan Leyla Gastro Pub ta hem zengin yöresel ve farklı lezzetler, hem sanatsal aktiviteler, hem müzik, hem keyifli kahveler..her şey mevcut. Huzur veren bir mekan diyebilirim.


2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

Daha sonra sanatsal bir etkinlik için Cunda'ya yol aldık. Geçen yıl ki festivalde de resim sergisini gezmek imkanımız olmuştu. Ayvalık'lı ressam sevgili Emine Alışık'ın resim sergisini gezip fotoğraflamak inanılmaz keyifliydi benim için. Ayvalık Kültür Sanat Derneği kurucu üyelerinden olan Emine Alışık resim kültürünün yaygınlaşmasında öncülük etmenin dışında dizi ve sinema oyunculuğu,şarkı sözü ve şiir de yazıyor. Hayal ürünü tablolarında geometrik tarz hakim. Bir kadın olarak kendisini tebrik ediyorum gerçekten.


2. Ayvalık Doğa Festivali

1. gün için son durak Cunda Sahil Restaurant oldu. Cunda'da sahilde dizi dizi restoranların içinde en düzgünlerinden biriydi. Adanın meşhur otları ve Festival temasının baştacı Akkız otu yani şevketibostanlı mezelerle keyifli bir akşam geçirdik.
2. Ayvalık Doğa Festivali
2. Ayvalık Doğa Festivali


2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali
Kaldığım otelden bahsetmek istiyorum. Selene Otel Cunda'nın tarihi yapısına uygun, eski rum evinin restore edilip şirin bir taş otele dönüştüğü, arkada bahçesi olan, yüksek tavanları, ahşap kapıları, eski model döşenmiş mobilyaları, içeri girer girmez soluduğunuz mis gibi sabun kokusu ile Cunda merkezde çok keyifle kalabileceğiniz harika bir butik otel ve kesinlikle tavsiye ediyorum. Kahvaltıları mükemmeldi, personel o kadar güler yüzlüydü ki, sanki akrabalarıma gelmiş gibi oldum.


2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali
2. GÜN
Ayvalık Cunda'nın büyülü havasına uyandığım ilk sabah güzel bir kahvaltıyla başladı. Ardından Ayvalık merkezde Palabahçe'de hizmet veren Festival destekçilerinden Pino Kafeye gittik ekip arkadaşlarımla. Canlı müzik dinletisi eşliğinde güzel bir workshop izledik.


2. Ayvalık Doğa Festivali


 Buradaki kafelerin hemen hemen hepsi eski rum evleri ve inanılmaz büyülü bir havası var. Her şey eskiye dair, her şey nostalji kokuyor. Akkızlı Kiş yapımı ve tadımın ardından o dar sokaklarda mavi boyalı evler, kapısına demir çakılmış kullanılmayan evler, kimbilir orada kimler yaşadı diye düşündürüyor insana..geçmişe yolculuk yapıyor gibi oluyorsunuz ve sanki bir zaman makinesi sizi o dönemlere ışınlıyor. Sürekli fotoğraf çekesiniz geliyor. Kedileri, köpekleri ayrı bir güzel sanki, sokaklarda gezinirken aynı tarz mekanlar, kafeler, butik oteller, arnavut kaldırımlı daracık sokaklarda yürümek, keşif yapmak inanın iyi geliyor, mutlu hissettiriyor.



2. Ayvalık Doğa Festivali
Çocuklar için taş boyama etkinliğini göremedim ama ilgi alanımdaydı. Taş boyama sanatı ile hayal gücünden doğan harika eserler yaratılabilir, çok zevkli bir sanatsal uğraş ve çok eskiye dayanıyor.
2. Ayvalık Doğa Festivali

Geçen yıl yine Delice Atölye'nin soğuk sıkım sabun yapımı etkinliği vardı, bu yıl da destek oldular. Soğuk sıkım sabun yapımı demek zeytinyağının kaynatılmadan yapılmasıyla oluşan ve daha sağlıklı sabunlar üretmek demek. Bence kesinlikle bu sabunlardan almalısınız.


2. Ayvalık Doğa Festivali

İkinci tadım noktamız Cafe's adlı mekanda oldu. Burada da otlu balıklı mücver workshopu izleyip tadım yaptık, gerçekten mükemmeldi.
2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali
Veee günü en güzel etkinliği bana göre Cunda Kültür Merkezindeki Rebetico konseriydi. Cunda Aşıklar tepesinin üst tarafında yer alan, 1873 yılında inşa edilmiş Cunda Kız Okulunun Belediye tarafından restore edilip Kültür Merkezi olarak kullanılması uygun görülmüş. Yapıyı ilk gördüğümde ihtişamıyla beni şaşırttı diyebilirim. Tepede bir yerde ve manzarası mükemmeldi. Kimbilir burada 49 yıl boyunca okuyan kızlar neler yaşadı, çok enteresan..çok güzel bir konum ve bina, gerçekten bayıldım. Binaya girince zaten o ihtişamı hissediyorsunuz. 


2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali


Ama en güzeli Ayvalık'ın gururu Rebetico müzik topluluğunun verdiği enerjiydi. 16 kişilik müzik grubunda yaşları tahminen 45-65 arası kadınlı erkekli solistler vardı. Daha evvel hiç bu tarz müzik dinlememiştim. Dinledikten sonra çok hoşuma gitti. Huzur verici bir ezgisi vardı, bazen de hüzün ama genelde hüzüne dayalı bir müzik türü olduğunu öğrendim. 


2. Ayvalık Doğa Festivali

Rebetico 19.yy başlarında İzmir'in Rum mahallelerinde İzmirli Rumların kendilerine has yaptıkları bir müzik türü. Anadolu'dan Ege'den karşı kıyıya göç edenlerin müziği olarak adlandırılıyor.  Kadın erkek hep birlikte dans edilip, kendilerine özgü enstrümanlarıyla, giysileriyle kah ağıt, kah aşk, kah mutluluk, kah yoksulluk, ayrılık,,haşhaş, ölüm, anne ve göç temalarını  ifade eden ezgileriyle yayılmış ve bu topraklara özgü bir müzik olmuş.

Bu kısa bilginin ve konserin ardından otelimize doğru yol aldık.
Akşama yine Cunda'da güzel bir balık restoranında harika yemekler yedik. Cunda Meze Dünyası zengin meze çeşitleriyle ve deniz ürünleriyle midemizi bayram ettirdi diyebilirim. Canlı müzik eşliğinde yediğimiz güzel yemekler ve bol kahkahalı bir yağmurlu gecenin ardından mutlu bir şekilde otelimize geçip uykuya daldık.


2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali


3.GÜN
Yağmurlu bir Ayvalık sabahına uyandık ama bu gezmemizi engellemedi. Bu gün yani 13. Nisan Atatürk'ün Ayvalık'a gelişinin yıldönümüydü. Bu özel günü kortej yürüyüşüyle kutladık.

Öğlen yemeği için esnaf destekçilerinden BD Restoran Sarımsaklı'ya gittik. Sarımsaklı dünyanın en uzun plajlarından birine sahip Ayvalık'ın Küçükköy beldesine bağlı bir turizm beldesi. Denize nazır bir aile işletmesine konuk olduk. Anne baba ve iki çocukları hep beraber 10 yıldır burayı işletiyorlar. Deniz ürünlerini baba kendisi tutuyor ve eşi de pişiriyor Ege'nin o güzel otlarıyla. Bizim için harika bir masa hazırladılar ve samimiyetlerine hayran kaldık hepimiz. Her şey aşırı lezzet içeriyordu, hoş sohbetler, sıcacık tebessümler beni oldukça memnun etti. Bol bol fotoğraf çektik. 


2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

Ardından muhteşem bir mimariye sahip olan Macaron Konağına tadıma gittik. Akkızlı sıcak ot, Lorlu Arapsaçlı sandviç tadımladık. Katılım baya çok oldu bu güzel mekana. Burası hem butik otel hem de Arzian Bakkal ismiyle bir lezzet mekanı, özellikle mekan sahibi hanımefendinin geliniyle birlikte pişirip ürettikleri doğal ekmeklerle de ünlü. Hatta bu ekmekleri Türkiye'nin her yerine kargoyla yolluyorlar. Geçen yıl bu tarihi mekanın çekimlerini yapmıştım. Beni görünce hatırlamaları çok hoşuma gitti. Burası Ayvalık'a gelip de konaklamak için çok ideal bir yer, kesinlikle öneririm.
2. Ayvalık Doğa Festivali


2. Ayvalık Doğa Festivali
Daha sonra konaktan ayrılıp yerel tarih araştırmacısı Taylan Köken önderliğinde Ayvalık'ın tarihi sokaklarında gezindik. Bize önemli tarihi Rum evlerinin mimarisi ve geçmişi hakkında brifing verdi. Zevkle takip ettim, yağmurlu havaya rağmen oldukça keyifliydi. 1800'lü yılların sonlarını işaret eden evlerin ve eski sahiplerinin hikayeleri çok enteresandı. Geziye katılan 80 90 yaşlarında iki kadın vardı ve onlarda o sokaklarında büyümüş ve akıllarında kalan anılarını anlattılar ara ara..Onları dinlemek çok heyecanlıydı. 


2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

En son tarihi Ayazma, Agia Lorgi Kilisesine gittik, orası hakkında bilgi aldık. 19.yy. ortalarında Ayvalık'ta oturan Rumlar tarafından inşa edilmiş ve daha sonra cumhuriyetin ilanından sonra camiye çevrilmiş, adı Çınarlı Camii olarak değiştirilmiş. Çok etkileyici bir mimariye sahip bu tarihi binanın içini görme şansım olmadı. Şifalı çeşmesinden su içip elimi yüzümü yıkadım.


2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali


2. Ayvalık Doğa Festivali

 Kilisede Ayvalık'ın gururu olarak nitelendirdiğim, Zeytin Çekirdekleri  müzik grubu orkestrası, Ayvalık Belediyesi'nin ilçe çocukları ve gençlerine ücretsiz sanat ve spor eğitimi aldıran bir sosyal sorumluluk projesiyle doğmuş. İcra ettikleri müzik ile gencecik çocukları ayakta alkışladık. Yurt dışında konserler veren, çok başarılı ve tanınmış bu müzik grubunu dinlemekten çok haz aldım.


2. Ayvalık Doğa Festivali

Bu güzel etkinlik sonrası şiddetli yağan yağmur sonrası otele geçtik. O gece Ozan Orhon ve Orchestra konseri oldu Cunda meydanda. Yağmura rağmen katılım fazlaydı. Herkes müzik eşliğinde coştu.


2. Ayvalık Doğa Festivali

O akşam yemeğimizi yine Cunda'nın en cici aile restoranlarından birinde yedik. Şef Mehmetin Balıkevinde olmak harikaydı. Tam bir aile işletmesiydi ve canlı müzik vardı. Solistin adını bilmiyorum ama yumuşak sesiyle kulaklarımızın pasını sildi. Yemekler, mezeler, balıklar yine muhteşemdi. Yol kenarında biraz salaş ama sıcacık konforuyla en beğendiğim mekanlardan oldu.


2. Ayvalık Doğa Festivali
2. Ayvalık Doğa Festivali
2. Ayvalık Doğa Festivali


4. GÜN
O çok sevdiğim doğa yürüyüşüne katılamadım ne yazık ki..Yağmurluydu hava ve ben kendime güvenemedim. Geçen yıl doğal parkta bu yürüyüşü yaptığımızda o kadar çok keyif almıştım ki hiç de yorulmamıştım. Bu yıl Taylan Köken ve Salih Doğan önderliğinde oldu. Doğal bitkileri yerinde tanıma ve toplama konusunda bilgiler verildi. Doğa parkından manzarayı görmelisiniz, muhteşem ötesi, Ayvalık'taki adaların tamamını buradan görebilirsiniz. Denizle yeşilliğin birleştiği, doğanın en doğal haliyle bize sunduğu bu güzellikleri korumak gerekiyor.


2. Ayvalık Doğa Festivali

Sayfiye Cunda'daki ekmek workshopuna da gidemedim diye üzüldüm.
Bu arada son gecemiz için otelimiz değişti. O kadar çok destek veren işletme vardı ki, bu alkışlanacak bir hareket. Otelimiz Cunda girişinde Lale Adasında Ayvalık Uygulama Oteliydi. Gayet modern ve tertemiz olmasıyla dikkatimi çekti. Manzara ise süperdi. Kahvaltı ve yemek salonu da öyle, yani dört dörtlüktü diyebilirim. Lakin taş otellerde konaklamak daha keyifli geldi bana. 
2. Ayvalık Doğa Festivali

 Ayvalık iklimi ile çok verimli topraklara sahip doğal cennet diyebilirim. Zaten en çok zeytini ve zeytinyağıyla anılır, bunun dışında yabani otları, dikenli bitkileri, adaçayı, kekik, gelincik, funda vs gibi bitkileri ile doğal yaşam alanı sunan şahane bir memleket. Kültür bakımından çok çeşitli insan topluluklarına yaşam alanı oluşturmuş. Mimarisinde kullanılan sarımsak taşı ve granit ile yapılan binalar Ayvalık'a özgü bir özelliktir. Antik çağdan günümüze pek çok tarihi olayları yaşayan Ayvalık bir emekli yeri de aslında. 
2. Ayvalık Doğa Festivali
Ayvalık Doğa Festivalinin son gününde, öğlen yöresel yemek yarışması oldu. Amacı Ayvalık yöresinin gastro lezzetlerini tanıtmaktı. 22 yarışmacının katılımda bulunduğu yemek yarışmasında gerçekten birbirinden leziz yemekler yarıştı. Jüri üyeleri başta Dr. Ender Saraç olmak üzere, Ayvalık Esnaf Odası başkanı Melih Çakırca, Akif Budak, Eray Kılıç, Şefika Onur Akatay seçim yapmakta zorlandılar.  Ülfet Dillioğlu karışık otlu el açması böreğiyle birinci oldu. İkinciliği benim de lezzetine bayıldığım akkızlı subye ile Neriman Yıldız aldı. Üçüncülüğü Karides tartar ile Muzaffer Gülgün aldı. 4. lüğü enginar çanağında kuzu etli şevketi bostan ile Şerife silahşör kazandı. Kuzu etli, sumaklı akkız meftunesi yemeği ile 4. lüğü Mine Demirci aldı.  Kazananlara para ve konaklama ödülleri verildi. Sonrasında Ender Saraç sağlıklı beslenme ve otlar üzerine bir söyleşi yaptı. Otların sağlığımız için önemini, hangi otun neye iyi geldiğini anlattı.
2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

Ayvalık'a gelip te Ayvalık Tostu yemeden olmaz tabiriyle merkezde bulunan Tostçular sokağına gittik. Seçimimiz Olay Tost Ayvalık oldu. Pastırmalı kaşarlı tostuna bayıldım. 


2. Ayvalık Doğa Festivali

Geçen yıldan dost olduğum Şimdi Rum Meyhanesinin sahibi Beyza Gürbüzer hanımı göremediğim için çok üzüldüm. Kendisi meyhane kültürünün anası diyebilirim. 
Ayrıca Cunda adasında geçen yaz gittiğim Bay Nihat restoran ve Otel de esnaf destekçilerinden di. Ünlü isimlerin sıkça gittiği bu restorana da mutlaka gidin. 
Gitmeden Şeytan Sofrası'na gidelim dedik ve yola çıktık. Ben de buraya ilk defa geldim. Her zaman çok kalabalık olan bu eşsiz yer o kadar çok kalabalık değildi. Efsanevi öyküsü olan bu tepede manzarayı seyretmeye doyamadım. Aslında gün batımında gitmek gerekiyormuş. Renklerin dansını fotoğraflamak isterdim. Şeytanın ayak izi olduğuna inanılan bir yeri var ve en güzel olanı adaların tamamını panaromik açıdan görebiliyorsunuz. Sönmüş volkandan oluşmuş ve masaya benzeyen tepeye Şeytan Sofrası adı verilmiş Mutlaka gidilmesi gereken yerlerden olarak kaydedin.
2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali
Dönerken Küçükköy'e uğradık. Geçen yıl Boşnak festivalini izleme şansım olmuştu ve tarihi yapılarıyla hayran kaldığım evleriyle unutamadığım bir yer Küçükköy. 
Gelmişken enfes Boşnak mantısı ve Boşnak böreğinden yemeden olmaz dedik. 
2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali


Ama Küçükköy'de insanlar işsiz ve yoksul genelde. Sanat ve kültür akıyor resmen bu köyde. Bence tanıtımı az yapılıyor, daha çok kitleye ulaşmalı belde yetkilileri. Deniz se deniz, yeşillik, doğa , tarih, yemek her şey mevcut. Boşnak Festivalinin haricinde daha çok etkinlikler yapılmalı. Ayvalık Esnaf Ve Sanatkarlar Odası Başkanı sevgili Melih Çakırca bu konudaki hassasiyetini sohbetimiz esnasında belirtti. Daha da güzel işlere imza atacağına inanıyorum ve kendisini tebrik ediyorum. Ayrıca bize gösterdiği ilgiden ve konukseverlikten dolayı kendisine ve İrem Erhan, Solmaz Uzun Aydoğan, Turhan Barutçuoğlu'na sonsuz teşekkür ediyorum. 
Ayvalık bir marka ve daha da güzel tanıtımlarla uluslararası değerliliğe ulaştırılmalı ve bunun için çok güzel projeler düşünülmekte olduğunun duyumlarını aldım. Ben de her zaman desteğe hazırım. 
Benim gördüğüm ve izlediğim kadarıyla Ayvalık'ın acilen yenilenmeye ihtiyacı var. Eski yapıların aslına uygun restore edilmesi, sokakların, caddelerin daha bakımlı olması, kıyı şeridinin pırıl pırıl olması lazım. İnsanları Ayvalık'a çekmek için burada fazlasıyla döküman mevcut.  Mübadele yılları, öncesi ve sonrasını yansıtan el emeği ürünler, yemekler tanıtılmalı.Sarımsaklı'da öyle, bakımsız ve tanıtımı az bir yer. En popüler yeri Cunda adası. Orada da acilen bir yapılandırma gerekiyor. Umarım yeni seçilen Belediye Başkanı Mesut Ergin Ayvalık'ı hak ettiği güzelliklere kavuşturur. Bir de her turizm beldesinde olan pahalılık konusuna da el atsınlar, her kesimden insanlar gelebilsin, konaklayabilsin. 
Ayvalık'ta kültür, sanat ve spor adına çok etkinlikler oluyor aslında. Mesela dünyanın seçili dalış sporu merkezlerinden olduğunu biliyor muydunuz..Bunun dışında milli parkları ve doğa sporlarında yetişen gençleri ile bir çok yabancı ödül almış sporcuları var. 
Son olarak Ayvalık'ta mutlaka semt pazarına gidin ve bol bol ot alın. Ayrıca nohut mayalı ekmeği ve lorundan, Sahanaki peynirinden almayı unutmayın. Lor tatlısını mutlaka yemeden dönmeyin. Daha keşfedilecek çok şey var diyorum ve Ayvalık maceramı burada sonlandırıyorum. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler tekrardan. 
                                                                               Dilek Toksoy 

NOT: YOUTUBE KANALIMDAN FESTİVAL GÖRÜNTÜLERİNİ İZLERSENİZ SEVİNİRİM.

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali

2. Ayvalık Doğa Festivali