ACIBADEM HASTANESİNİN MİGREN HAKKINDAKİ YAZISI ÜZERİNE



Migren


Merhabalar..

Acıbadem hastanesinin migren hakkında bilmemiz gereken yazısını paylaşmak istiyorum. Malum bu hastalık en çok kadınlarda görülüyor.  Daha fazla detayları siteye girip bilgi edinebilirsiniz. 




Migren Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Migren, artık pek çok kişide görülen ve hastaya sıkıntılı bir süreç yaşatan bir baş ağrısı durumudur. Tedavisi mümkün olduğu ve sık görüldüğü için, doktora gidilen hastalıklar arasında oldukça yüksek bir sıralamaya sahiptir. Migren, hormonal sebeplerden dolayı daha çok kadınlarda görülmektedir. Eğer sizin de migren şikayetiniz varsa mutlaka yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.



Migren Ağrıları Neden Olur?
Migren bir baş ağrısı gibi görünse de altında başka faktörler yatabilir. Migren ağrılarının ana kaynağı genetik faktörlerdir. Aile bireylerinizden birinde bile bu hastalık görüldüyse sizin de bu hastalığa yakalanma olasılığınız %40'tır. Eğer ailenizden 2 veya daha fazla kişide migren problemi varsa bu sayı %80'lere kadar çıkar.

Migren ağrıları, hormonal değişikliklerden daha kolay etkilendiği için kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülmektedir. Hatta adet dönemlerindeki baş ağrılarının büyük bir kısmı aslında migren ağrısıdır. Erkeklerde hormon değişikliği daha az olduğundan ötürü, migren problemi erkek hastalarda daha az görülmektedir.




Migrenin Belirtileri Nelerdir?
Migren, klasik baş ağrısına göre daha şiddetli geçmektedir. Hatta o kadar şiddetli ataklar yaşanır ki, kişi gündelik işlerini bile yapamayacak duruma gelebilir. Bu ataklar sırasında; mide bulantısı, ışığa karşı hassasiyet, başın sadece bir bölümünün uyuşur gibi ağrıması ve seslere karşı daha hassas olma durumu yaşanabilir.

Alın bölgesi, göz bölgesi ve şakaklar migren ağrılarının en çok görüldüğü bölgelerdir. Migren ağrısı sırasında duygu değişimleri yaşamanız, ani tepkiler vermeniz, depresif olmanız veya aniden neşelenmeniz olasıdır. Ani uyku nöbetleri, bir anda gelen açlık hissi, iştah kesilmesi veya susuzluk gibi etkiler de görebilirsiniz.

Migren Çeşitleri Nelerdir?
Migren ağrıları farklı tiplerde görülmektedir. Ağrı tipinize göre uygulanması gereken tedavi çeşitleri de farklılık gösterir. Bu yüzden migren ağrılarından kurtulabilmeniz için migren çeşidinizin doğru tespit edilmesi gerekmektedir. Ağrı tipleri arasında en çok görülen ise "aurasız migren" türüdür. Migren çeşitleri ve tedavi süreçleri hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz, Acıbadem Hastanesi'nin migren için özel olarak hazırlamış olduğu bu sayfayı ziyaret edebilirsiniz.

Migren Nasıl Tedavi Edilir?
Öncelikle hangi tip migrene sahip olduğunuz saptanmalıdır. Doktorunuz, sizden ilk olarak bir beyin tomografisi çektirmenizi isteyecektir. Bazı durumlarda, yaşanan ağrılar migren ağrısı gibi görünse de altından başka hastalıklar çıkabilir. Çıkan sonuçlara göre size uygun, atakları geçirmeye yönelik kriz tedavileri uygulanabilir. Migreni tetikleyen faktör tespit edilirse, sadece bu faktörün ortadan kaldırılmasıyla bile migren nöbetleriniz yok olacaktır.

Doktorunuzun tavsiyesine göre nöbet geçirici ilaçları kullanarak uzun yıllar migren ağrısı yaşamadan huzurlu bir hayat sürebilirsiniz. Yeni kullanılmaya başlanan botoks tedavisi ile migren ağrılarınızdan geçici bir süre kurtulabilirsiniz. Bu tedavinin etki süresi 3-6 ay arasında değişmektedir.

İNCİLİ GASTRONOMİ REHBERİ RAFLARDA

                                    

Türkiye’de benzeri olmayan bir değerlendirme ve derecelendirme yöntemi kullanarak gastronomi rehberi hazırlamaya karar verişimizin üzerinden iki yıldan fazla süre geçti.

Artık dünya çapında restoranlarımız, şeflerimiz, tadı damaklarda yer eden lezzet duraklarımız olmasına karşın geçtiğimiz yıla kadar sektörü etik kurallar çerçevesinde değerlendirecek, işini iyi yapanları teşvik edecek, yeme-içme severlere yol gösterecek bir rehber yoktu.
Bu açık Hürriyet Gazetesi ve Karaca iş birliğiyle kapandı. Türkiye’nin en güçlü yeme- içme yazarları, kanaat önderleri ve gizli müfettişlerinin katkılarıyla İstanbul, Bodrum, Alaçatı ve Çeşme’deki restoranları değerlendiren ilk İncili Gastronomi Rehberi 2017 Kasım’ında yayımlandı.
İncili Gastronomi Rehberi’nin ikincisi ise 18 Aralık itibarı ile raflardaki yerini aldı. Ardında yoğun bir emek ve zorlu bir süreç olan rehberin bu yıl kapsamı da genişledi, İzmir ve Ankara’daki restoranlar da değerlendirmeye dahil edildi. 422 restoran ve 257 lezzet noktasının yer aldığı rehberimizin içeriği kadar tasarımında ve derecelendirme sisteminde de yenilikler var. İnci sayısı dörtten beşe çıktı. Ayrıca restoranlar kategorilerine ayrılarak aranan yerlerin daha kolay bulunacağı bir düzenleme de yapıldı.

İncili Gastronomi Rehberi’nin websitesine https://inciligastronomirehberi.hurriyet.com.tr/ adresinden ulaşabilirsiniz.

İLKELER

  • Gastronomi Rehberi projesinde görev alacak gizli müfettiş seçimleri yapılırken restoranlarla özel ya da maddi ilişki olmamasına dikkat edildi.
  • Yeme-içme tutkunları arasından seçilen müfettişlerden 'görevlerini', çevrelerinden ve puan verdikleri yerlerden kesinlikle gizli tutmaları istendi.
  • Şefler, restoran sahipleri ve işletmeciler etik olmayacağı düşüncesiyle müfettiş olarak seçilmedi.
  • Gönüllülük esasına göre katkıda bulunan 200’ün üzerinde gizli müfettiş son bir yıl içinde gittikleri restoranları değerlendirdi.
  • Listemizde olan her işletme en az üç müfettiş ve proje ekibinden bir kişi tarafından ziyaret edildi. 
  • Kurgulanan sisteme göre restoranlar malzeme, lezzet, servis, kimlik, sunum ve dekorasyon özellikleriyle puanlandırıldı.
  • Sistemin kapanmasının ardından çıkan sonuçlar proje ekibi ve danışma kurulunun kanaatlerinin de dikkate alınmasıyla nihai halini aldı.
  • İstanbul, Ankara, İzmir, Çeşme, Alaçatı ve Bodrum’daki restoranları kapsayan rehberde 5 İncili 3; 4 İncili 30; 3 incili 86, 2 incili 168 ve 1 incili 135 olmak üzere toplam 422 restoran ve 257 lezzet noktası bulunuyor.
  • Listeler hazırlanıp değerlendirmeler başladıktan sonra açılan mekanlara ‘Yeni Açılanlar’ bölümünde yer verdik.
  • Ayrıca yeni açılan ve kapanan restoranlar web sayfamızda güncellenecektir.


İnci Açılımları

  • 5 İnci: Olağanüstü deneyim
  • 4 İnci: Mükemmel
  • 3 İnci: Çok iyi 
  • 2 İnci: İyi 
  • 1 İnci: Gitmeye değer 


Restoranların fiyat aralığı;

  • ₺:        0-50 TL
  • ₺₺:     50 – 100 TL
  • ₺₺₺:  100 – 250 TL
  • ₺₺₺₺:            250 TL+

Bir boomads advertorial içeriğidir.

2019 ilk Blog Yazım İçin

Merhabalar efendim, güzel bir profil fotomla hepinizi selamlıyorum. Sımsıcak ve yürekten olsun diyorum veee....



Bir gece yarısı, bir motivasyon lazım, bir istek..Tam 6 yıl olmuş bu bloğu açalı. o zamanlar bir yazar olarak yemek bloğu açmak fikri çok enteresan gelmişti. Kendi yaptığım yemekleri editleyip yayınlamak ve bunun kalıcı olması, bir tıkla istediğim tarife ulaşabileceğim düşüncesi, kızlarımın ve yakınlarımın çok hoşuna gider diye düşündüm. Bloğumu çocuğum gibi sevdim, burası bana ait bir ev gibi..dilediğim gibi yazarım, çizerim dedim. Öyle de oldu gerçekten. Zamanla en güzelini yapmaya çalıştım ama keşke daha çok hırsım olsaydı diyorum şimdi.  Son yıllarda bloglara gidip yazı yazmak zor gelmeye başladı. Bunun nedeni diğer sosyal platformların popülerliği tamamiyle bence..Binlerce yemek profili, yemek sitesi, yemek kanalı türedi. Bu iyi bir şey tabiki lakin ben instagramdan bahsetmek istiyorum biraz.
Yine şu son 3 yıl içerisinde insanlarda bir hırs bir hırs..her gün paylaşım olsun diye post atmalar ve bunların beğenilmesi için parayla satın alınan beğeniler, takipçiler beni çok şaşırttı. Bu arada ben asla böyle bir şey yapmadım. Bir ara düşündüm ama hiç uğraşamam dedim ve vazgeçtim. Beni like yapacak olanlar gerçek olsun yalancı değil..Hem benim kendimi beğendirme derdim yok ki..yayınladığım postlar insanlara bir fikir versin, işe yarasın, tariflerimi deneyip memnun kalsınlar, sağlıklı beslenme, değişik fikirler vs istiyorum, istedim her zaman. Olabildiğince doğal ve gerçekçi yayınlar yapmaya çalıştım. Beni tanıyanlar bilir, dümdüz bir insanım ben.. Hayatımda kimseyi kıskanmadım, kadınların her zaman yanında oldum, kadına destek veren tarafta oldum.
Sosyal medyada binlerce arkadaşımız var değil mi..peki bunların ne kadarı gerçek..canım cicim yazıp arkanızdan kötü konuşan kaç kişi var biliyor musunuz..Mesela bizim İzmirli blogerlar vardı bir zamanlar. Sanki bir parti yönetiyorlar algısında bir grup vardı, şimdi bölündü onlar da. Bir kısmı mekan tanıtımına soyundu, çünkü işin ucunda para var, eğlence vardı. Herkes kendini gurme sandı, herkes mekan tanıtmaya başladı, tavsiye ediyorum efendim deyip durdu. Heee bunu ben de yaptım ama ben bloğumda ya da yemek sitelerinde o mekanı adamakıllı tanıtıp bir yazar ağzıyla yazdım. Ama asla hiç bir mekandan para almadım, bu bana bir para kazanama yöntemi olarak güzel gelmiyor. Ben neyim ki , çok mu ünlüyüm o mekanı tanıtıp para alayım. Sadece mekan önerilerim olmuştur, o da ben beğendiysem..Artık instagrama bakınca bıkkınlık geliyor cidden. Her gün bir mekana gidip " çok ferah bir ortam, yemekler nefis, et bilmem nerden geliyor, en güzeli burada vs " gibi söylemlerden insanlar bıktı artık. Mekan yazarlığı yapmak için o işletmenin lezzetlerini keşfetmek, damak tadını ifade edebilmek, lezzetler arasındaki farklılığı bilmek gibi özelliklerde olmanız gerekiyor. Gurme'nin anlamı "tatbilici" olarak geçer. Ben kendime asla gurme demiyorum. Desem de kendi çapımda tecrübelerime dayanarak konuşurum. Araştırmacı yanım var çünkü benim, sorgularım, öğrenirim. Bilmediğim konu üzerinde de konuşmam. Bilgi sahibi olmak gerekiyor, yemek kültüründen anlamanız gerekiyor. Bizim İzmirli blogerların bir kısmı da kendi çaplarında bir şeyler yapıyorlar işte. Ama en çok pastacılar ve makyaj blogerları ön planda.
Gerçekten instagramdan sıkıldım. Bir de yorum grupları kuruldu bu daha da sıkıcı. Sevmediğim beğenmediğim bir profile yorum yazmak zorundayım. Ne kadar saçma geliyor ve ben bu gruplara katıldım davet üzerine ama artık cidden bıktım. Kitap okumaya vakit bulamıyorum, beynimi patlatıyorlar..Hayatımın saatlerini çalıyor bunlar, inanılmaz bir hırs, kavga edenler sataşanlar aman Allahım hiç sevmediğim şeyler yaşanıyor. Yahu kardeşim ben bu instagrama niye profil açtım. Tamamen kişisel ve blogsal mevzular yüzünden. Daha çok kişiye erişmek  o kadar da umurumda değil. Benim öyle bir derdim yok ki..ben instagram soyguncusu olmak istemiyorum. Mesela bir firma bana zeytinyağı yollamış ve ben o zeytinyağını hak etmek için paralanıyorum. Hakkı kalmamalı kimsenin bende..Evet bu işi çok iyi yapan para kazananlar var ama ben buna kafamı yoramam. Bu bir reklam stratejisi ve sürekli değişen algoritması olan bir platform. Zaten profesyonel olarak yapanlar bir ajansla çalışıyor ya da danışmanları var.
Konuyu toparlayacak olursak sosyal medya artık çıldırdı, her söz para, her söz sahte, her post menfaat olmamalı..keyif versin, bilgi versin, yönlendirsin, eğitsin, sevdirsin.
Yemek bloğumda yazılarım da var, kendimi ifade etmek istediğim zamanlarımda yazdığım ya da gittiğim yerlerin profilini anlattığım yazılar bunlar. Bir de üç yıl kadar reçel yaptım evden facebook üzerinden insanlara sattım. Herkes beni taktir etmişti, desteklemişti. Ama artık yorucu gelmeye başladığı için bıraktım. Şimdi bir kadın girişim projesi başlattık kızımla. Evinden dikiş dikmeyi bilen ev kadınlarına bir fırsat ortamı, bir sosyal platform oluşturduk.
@petstoreturkey adı altında, Patili dostlarımız için, onları soğuktan koruyacak giysiler tasarlayıp dikmeye başladık. Hatta istek üzerine sıpaya bile yağmurluk diktik. Bu işi zevkle yapıyoruz. Yazın ne yaparız bilmiyorum ama aklımızda var yine bir şeyler.. instagram üzerinden sipariş alıyoruz ilgilenen olursa yine @petstoreturkey tıklayıp bilgi edinebilirsiniz.
Efendim yazımı burada noktalayıp tekrar görüşmek üzere hepinizi sevgiyle kucaklıyorum. Bana sosyal medya platformları üzerine neler düşündüğünüzü yazarsanız yorum olarak sevinirim.
Bir daha ki yazımda görüşmek üzere...
not: patili dostlarımız için yazacağım
                                                                                     Dilek Toksoy