Defol Git !
Tek kişilik bir hastane odasında kocası serumlara bağlı uyurken camdan dışarıyı seyrediyordu, Çok üzüntülü ve düşünceliydi. Ellerini oğuşturup duruyordu devamlı, ne olacaktı şimdi... Yoğun bakımda geçen 7 günün ardından ilerde olacakların farkında değildi.
Oysa daha geçen hafta avukata gitmişti ondan boşanmak için, bu kez kararlıydı. Ta ki o gün gelene kadar..
Şehrin sayılı esnaflarından ve etrafında çok sevilen biriydi kocası. İki çocukları vardı pırıl pırıl ama çocuklar bile bu evliliği kurtaramazdı son yaşadığı şiddetten sonra. Zaten sürekli şiddet görüyordu kadın ama belli etmiyordu kimseye. o canından çok sevdiği, deliler gibi aşık olduğu adam evlenince canavarlaşmıştı. İki ruhlu bir adamdı, sevdiği kadına taparcasına sevgisini belli ediyor, ama sonra ufacık bir hatada kadına bağırıp çağırıyor ve dövüyordu. Sonra pişman olup özürler diliyordu. Adam anne bağımlısı biriydi. Şiddete meyilli ruh hastası olduğunu çok sonradan öğrendi kadın. Eve geldiğinde karısından çok annesiyle konuşurdu, kadın evde sanki bir hizmetçiydi.
İlk zamanlar anlamlandıramıyordu kadın sevdiği adamı, balayında bile ona elini kaldırmıştı. Kadın regl olmuş ve ağrısı var, huzursuz. Otel odasında yatakta kıvranıp duruyordu. Kocası kapıyı açtı, içeri girdi.
" neden yemeğe inmedin" diye söylendi.
kadın " çok ağrım var bana bir ağrı kesici bulur musun lütfen" dedi. Adam bağırmaya başladı, "bula bula balayını mı buldu ağrıların" " ne kadar güçsüzsün, kadın ol" gibi saçma sapan laflar etmeye başladı, Kadın hem ağlıyor hem kendini savunmaya çalışıyordu. Ne gereksiz bir tartışma diye düşünüyordu. Kocası onu iyileştireceğine daha beter yoruyordu. Birden suratına inen tokatla beyninde o filmlerde gördüğü şimşek çaktı gibi hissetti. İnanamıyordu..
Odadan kaçar gibi koştu ve sahile indi kadın, ağlaya ağlaya gözleri şişmişti. O an karar verdi boşanacağım diye...
Bir evlilik balayında böyle olursa sonrası nasıl olur diye düşündü.. Balayı kadın için dönüm noktasıydı.
Ama öyle olmadı..
Boşanamadı...
Ha bu gün değişir ha yarın değişir diye akıl verenler çok olduğu için kadın bunu gerçekleştiremedi. 14 yıl boyunca onu bir kaç kez terk etti , bu kez çocuklarıyla tehdit etti adam. Şiddet hala devam ediyordu
O gün....
Ev telefonu acı acı çaldı, saat 21.00 olmuştu ve kocası hala gelmemişti, arayan odur diye tahmin etti ama değildi..
Arayan dükkandaki tezgahtar kızdı. Kocası işyerinde beyin felci geçirmiş ve hemen oradaki özel bir hastaneye kaldırmışlardı. Apar topar çocukları alt komşuya bırakıp hastaneye gitti.
Kocası kendini döver gibi bağırıyor, "ben konuşuyorum ben konuşuyorum" diyordu sürekli. o koskoca boylu postlu adam yerlere atıyordu kendini, sağ tarafına hükmedemiyordu. Doktorlar MR tahlil derken adamın İstanbul' da ki bir hastaneye sevkine karar verdiler. Sabah olmadan ambulansa aldılar adamı.
Kadın akrabalarıyla taksiye binip peşinden gitti. Onlardan önce hastaneye vardılar ve kadın o ambulans sesini hayatının sonuna kadar unutamadı.
Sedye ambulanstan indirilirken kadın şoktaydı, neler oluyor böyle diye düşünüyordu ama sessiz, hiç konuşmuyordu. Kocasını öyle gördü boylu boyunca uzanmış, yüzünün sağ kısmı kaymış bir şekilde ona gülümsüyordu. Birden olayın farkına vardı kadın, çok üzülmüştü onu öyle görünce, halbuki boşanacaktı ondan ..ama olmadı... merhameti ağır gelmişti. Ne de olsa çocuklarının babasıydı..
12 yıl hastanelere geçti sürekli, bir ev bir hastane derken inanılmaz yorucu yıllar geçirmişti kadın. Adam hasta olduktan sonra daha beter olmuştu. O halinle bile ona bıçak sallıyordu, kızları korkutuyordu. Kadın çocukların eğitimine mi koşsun, kocasına mı baksın, dükkanla mı ilgilensin karmaşasında 12 yılı bitirmişti ve o gün gelmişti.. Ondan boşansa çoktan boşanırdı diye düşündü ama yaşadığı o son olay artık kadını bezdirmişti . Kadın evde yokken kocası kızını dövmüştü, Kızı annesini arayıp yardım istedi
Eve geldiğinde kızının yüzünde kollarında morluklar vardı. Bir annenin evladını koruma içgüdüsüyle feryat etti, devleşti.. Çocuklar onun kırmızı noktasıydı . O hırsla adamı evden kovdu.. Son sözüydü.." DEFOL GİT! "

0 yorum: